Doğumun Belirtileri Nelerdir? Nasıl Anlaşılır?

Doğum zamanı yaklaştıkça, hamile annelerimizi korkuyla birlikte küçük telaşlar da sarabiliyor. İlk doğumdan sonra biraz daha tecrübe kazanan ve rahatlayan anne adayları ikinci doğumdan pek korkmazken, ilk defa anne olacaklar için bu durum geçerli olmuyor. Çünkü doğum acısının boyutunu bilmemek ve tecrübe sahibi olmamak da ilk defa anne olacak adayların korkmasına neden olabiliyor. Peki ilk defa doğum yapacak annelerimiz, doğumun başladığını nasıl anlayabilirler?

Doğumun Başladığı Nasıl Anlaşılır?

Doğum yapma süreci, aniden başlayan bir süreç değildir. Dolayısıyla anne adayı, doğumun başladığını anlamadan ve hastaneye gitmeden anında doğum yapamaz. Doğal olarak doğumun başlangıcı da anneler tarafından bilinmektedir.

Doğumuna 3 aydan fazla olan anne adayları, ilk başlarda sancılar çekiyorsa bu sancılardan korkmalarına gerek yok. Çünkü oluşan sancılar, yalancı sancılar olarak adlandırdığımız sürekli vücuda girip çıkan sancılardır. Ayrıca hamileliğin son aylarında, anne adayı karnının bir hayli sertleştiğini ve süregelen bir ağrının olduğunu fark edecektir.

Meydana gelen bu ağrılar, hiç beklenmedik anlarda gelebilir. Yalancı sancılar, ne zaman geleceği bilinmeyen düzensiz sancılardır. Ayrıca bu sancılar doğumun yaklaştığını veya başladığını kesinlikle bildirmemektedir. Doğumun başladığına dair meydana gelen sancılar vücuda 5 dakika aralıklarla girecektir. En önemlisi de sıradaki sancının ne zaman başlayacağını tahmin edebileceksiniz.

 

Doğumun Belirtileri Nelerdir?

Doğumun başlayacağına dair 3 önemli belirti vardır. Bu belirtilerden ilkine ve en önemlisine baktığımızda, meydana gelen ağrılardan söz edebiliriz. Bu ağrılar, yalancı sancılara nazaran 10 dakikada 3 kez veya 5 dakikada bir hissedilmektedir. Yalancı sancıların yanı sıra sürekli gelen bu ağrılar daha serttir ve size doğumun başladığını kesinlikle hissettirecektir. Ayrıca bu ağrılar, yalancı sancılarda uyguladığınız yöntemlerle kesinlikle geçmeyecektir.

İkinci belirtiye baktığımızda da, halk arasında akıntı olarak nitelendirilen nişan gelmesini ele alabiliriz. Halk dilinde genellikle akıntı olarak nitelendirilen nişan, sancıların genişlemesiyle ana rahminden dökülen sümüksü bir yapıdır.Hafif pembe renkte olan ve biraz da kana bulanmış şekilde gelen bu sümüksü yapı, doğumun başlangıcındaki en önemli belirtilerden birisidir. Bu sıvı geldiği zaman doğum bugün yarın gerçekleşecek demektir.

Üçüncü ve son belirtiye baktığımızda da suyun gelmesi artık doğum başlangıcının son aşamasıdır.Kasılmaların ve ağrıların etkisiyle birlikte bebeği korumakta olan su kesesi yırtılır, su ana rahimden dışarıya doğru gelir. Dışarıya çıkan bu su, ıhlamur rengindedir ve su kadar da akışkandır. Kimi anne adayları bu durumu idrar kaçırma olarak yorumlasalar darahimden gelen amniyonsuyunun belirtileri bilinirse, bu suyun idrar olmadığı kesin olarak anlaşılacaktır. Çünkü keseden gelen amniyon suyunun yani doğum suyunun kendine has bir kokusu vardır. Ayrıca demin de bahsettiğimiz gibi amniyon suyu ıhlamur renginde bir renge sahiptir ve akışkanlığı da normal sudan farksızdır.

Amniyon suyu, ana rahimden dışarıya atıldığı zaman bebek ve anne rahmi dış etmenlerden tamamen korumasız hale gelecektir. Mikroplar için tamamen savunmasız hale gelen rahimdeki bebeğin kontrolü için mutlaka doktora gidilmelidir.

Doğumun yaklaştığına dair sıraladığımız belirtilerin yanı sıra, doğumun yaklaşımı başka şekilde de anlaşılabilir. Özellikle bebeğin karnın alt kısmında yer değiştirmesiyle birlikte anneye gelen rahatlama, rahim ağız kısmında incelme ve rahim ağzındaki genişleme gibi etmenler de doğumun yaklaştığını bize gösterecektir.

Tüm sıraladığımız belirtiler, her anne adayında sırasıyla görülmeyebilir. Yukarıdaki belirtiler sırasıyla gerçekleşmiyorsa, aksi veya benzer bir durumda mutlaka doktorunuzla irtibata geçerek detaylı bilgileri verebilir, önerilerini dinleyebilirsiniz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here