Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir? Sebebi Nedir?

Göz Tansiyonu (Glokom) Nedir?

Gözün beslenmesini sağlayan göz içi sıvısı, kanalların tıkanık olması nedeniyle dışarı atılamadığında göz içi basınç yükselir ve göz tansiyonu meydana gelir. Göz içindeki basıncın artması sinir hücrelerinde hasara neden olarak görme kaybı oluşur. Tedavi edilmeyen göz tansiyonu hastalığı, %100 görme kaybı gerçekleşene dek ilerler. Glokom kronik bir hastalıktır. Genellikle 40 ila 45 yaşından sonra meydana çıkar.

Glokom, erken tanının son derece önemli olduğu bir hastalıktır. Erken evrelerde çoğunlukla hasta tarafında fark edilmez; çünkü hastada belirgin bir rahatsızlığa yol açmaz. Sinsi ilerleyen göz tansiyonu sonucu görme kaybı başlamış ise geri dönüş sağlanamaz; ancak ilerleme durdurulabilir. Göz içi basıncı, göz damlası ve ilaçla kontrol altında tutulamıyorsa, cerrahi müdahale yapılabilir. Lazer ameliyatlarla, göz içi sıvısının dışarı akışını kolaylaştırıcı uygulamalar yapılır.

Kimi zaman bulanık görme, bilgisayar ya da televizyon seyrederken gözde ağrı ve rahatsızlık hissi, sabahları uyanınca baş bölgesinde ağrı, karanlıkta ışık kaynağının etrafında ışık halkaları görme gibi belirtiler göz tansiyonu habercisi olabilir. Nadiren ağrı, bulantı ve kusmanın eşlik ettiği bulanık görme belirtileri söz konusudur.

 

Göz Tansiyonu (Glokom) Riskini Artıran Etmenler Nelerdir?

Tedavi edilmediğinde % 100 görme kaybına neden olan bir göz hastalığı olan Glokom riski, 60 yaş üstü kişilerde artmaktadır. Göz içindeki damarlarda artan basıncının neden olduğu sinir harabiyeti sonucu oluşan göz tansiyonuna; diyabet, göz çevresi travmaları, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklar zemin hazırlamaktadır. Genetik yatkınlık da Glokom’u tetikler. Ailede göz tansiyonu hastalığı görülen, göz içi basıncı yüksek olan 40 yaş üstü kişilerde göz tansiyonu görülme olasılığı yüksektir.

Hipotiroid hastalarında, göz tümörleri ve kronik göz iltihapları olanlarda, göz ameliyatları geçirenlerde, hipermetropi ve miyopi hastalarında, uzun süreli kortizon tedavisi görenlerde Glokom gelişme riski bulunmaktadır.
En sık görülen tip olan kronik açık açılı göz tansiyonu belirti vermez. Bu sebeple, herhangi bir semptom belirmesini beklemeden bir göz doktoruna gitmek gerekmektedir.

Yavaş ve sinsi ilerleyen bir hastalık olan göz tansiyonunun görme sinirlerine verdiği hasar geri döndürülemez; ancak erken teşhis göz içi basıncın dengelenmesine olanak sağlayarak, görme duyusunda ki yıkımın önüne geçer. Bu açıdan, bu tür risk faktörlerine sahip olanların göz muayenelerini aksatmamaları gerekmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here