Grip nedir? – Ölümcül grip türlerini öğrenin!

Grip nedir? ve en ölümcül grip çeşitleri hangileridir sorularının yanıtlarını arayacağız. Grip diye geçiyoruz ama önlem almak yeri geldiğinde hayatımızı kurtarabiliyor. Yeni yıl yaklaşıyor ve yine buz gibi günler bizi bekliyor. Malumunuz kışın grip olma olasılığımız oldukça yüksek. İşe gidip gelirken, alışveriş yolunda yada evde soğuk odalarda gribe yakalanabiliyoruz. Virüsler bu soğuk günlerde vücudumuzu kandırabiliyor, bu yüzden kendimizi korumamız gerekmekte. Özellikle de herkesin grip olduğu zamanlarda çok iyi bir şekilde bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz.

Grip nedir?

Grip, virüs nedeniyle üst solunum yollarının iltihaplanmasıdır. Grip (influenza), virüs yoluyla yayılan kırgınlık, baş ağrısı, ses kısılması, yüksek ateş, boğaz ağrısı, kusma ve vücut ağrıları ile kendini gösteren her dönem salgın olarak görülen viral bir hastalıktır. Grip, sağlıklı insanlarda bir haftada geçmesine rağmen bağışıklık sistemini zayıflatan kronik hastalarda (şeker, kalp, akciğer, AIDS, vb.) ölümle sonuçlanabilecek durumlar oluşturabilir.

 

En tehlikeli (ölümcül) grip türleri nelerdir?

Grip virüsleri A, B ve C olarak üç ayrı sınıfa ayrılır. Gribe yakalananlar kronik bir rahatsızlıkları olmadığı taktirde genelde 1 hafta sonra iyileşirler. Şimdi kısaca tarihte görülmüş ve günümüzde hala görülmekte olan ölümcül grip türlerine değinelim.

 

İspanyol Gribi

1918-1920 yılları arasında H1M1 virüsünün ölümcül etkilere yol açtığı bir grip salgınıdır. İspanyol gribi, 18 ay içerisinde 50-100 milyon arasında insanın ölümüne sebep olarak tarihte bilinen en büyük salgın olmuştur. Bu gribin en büyük özelliği zayıf, yaşlı ve çocuklardan çok sağlıklı ve genç erişkinleri etkilemiş olmasıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün de Samsun’a gitmeden bu gribe yakalandığını belirtilen yazarlar vardır. Atatürk, bu gribi Beşiktaş’ta bulunan evinde atlatmıştır.

 

Asya Gribi

Bu gribi A sınıfı grip virüsü oluşturur. 1957 yılında Çin’den başlayarak uzak doğuya daha sonra Avustralya, Amerika ve Avrupa’ya yayılmasından dolayı bu gribe Asya gribi denilmiştir. Bu salgında Amerika’da yaşayan 40 milyon insanın Asya gribine yakalandığı ve bunlardan 8 bin insanın öldüğü bilinmektedir. Bu grip türü 4 yılda bir salgın olarak kendini gösterebilmektedir. Zamanla virüsteki protein yapısı değişerek yeni soylar oluşmakta ve bunlar yeni salgınlara neden olmaktadır. Yani bu gribin virüsleri özelliklerini değiştirebilmektedir. Virüsün özelliğinin değişmesi virüse karşı geliştirilen aşının da etkisini sınırlandırmaktadır.

 

Domuz Gribi

Kümes hayvanları yada domuzlarla korumasız olarak temasta bulunan kişilerin eğer hayvanlar virüs taşıyorsa enfeksiyon kapma riskleri yüksek olabiliyor. Bu virüs insandan insana bulaşabilecek şekilde yapısını değiştirebilmektedir. 2009 yılındaki domuz gribi vakalarının bu virüs türlerinden meydana geldiği belirtilmektedir. Bu grip türünde ishal de görülebilir. Aynı zamanda hastalığa yakalananların ateşi de yükselebilir.

 

Fujian Gribi

93N2 virüsü aslında bilinen bir virüs türüdür. 1968 yılında gerçekleşen ve 1.5 milyon kişinin ölümüne neden olan Hong Kong gribi ile aynı numaraları taşıması büyük endişe uyandırmaktadır. Ama bu salgının beklenen ve korkulan büyük bir salgın olmadığı, bulguların diğer salgınlardan biraz daha farklı olduğu gözlemlenmiştir.

 

Hong Kong Gribi

İlk kez Hong Kong’da ortaya çıkan bu grip H3N3 olarak bilinmekte olup dünya çapında 1 milyon kişinin yaşamanı kaybetmesine neden olmuştur. 33 bin 800 ölümle bilim insanları tarafından 20. yüzyıl bulguları arasında en hafifi olarak sayılmıştır. Salgın dönem itibari ile çok fazla yayılamadığı için ve Asya gribine benzer özellikleri taşıdığı için hafif bulgular arasında yer almıştır.

 

Kuş Gribi

Akciğer’de ağrıyla ve diğer grip belirtileriyle kendini gösterebilir. Belirtiler hastalıkla temastan sonra 2-3 saat ile 3-4 içinde kendini gösterebilmektedir. Elbette 7-10 günlük kontrol daha yararlı olabilir. Hücrelere yeterli miktarda oksijen gitmediği için vücut morarmaya başlar. Bu yüzden Endonezya halkı kuş gribine mavi ölüm demektedir. Kul gribi, hasta ve hastalıktan ölmüş hayvanlarla yakın temas halindeki insanlara bulaşabilir. Bu hayvanların burun ve göz akıntısı ile dışkısıyla temas edenler de hastalığa yakalanabilir. Bu atıkların bulaştığı yüzeylerle temas etmek de hastalığa yakalanmakta önemli rol oynar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here