Pestisit nedir? Zararları Nelerdir?

Pestisit, yetiştirilen gıdalara zarar veren bitki ve hayvan organizmalarını öldürmek amacıyla kullanılır. Tarlalarda sıkça kullanılan pestisit yararlı ve zararlı tüm organizmaları yok eder. Tamamen kimyasal bir yöntem olmasıyla insan sağlığına zararı oldukça fazladır. Yıkanmadan yenilen gıdalar bu anlamda oldukça risk taşırlar.

Pestisitin geçmişi milattan öncesine dayanır. Geçmişten günümüze bir çok yöntem denendi. Kimi zaman doğal yollar kullanılsada, çoğunlukla kimyasal ilaçlar kullanıldı. Millat önce 7000 li yıllarda gürültü yardımıyla tarlalardan böcekler kovulmaya çalışılsada başarı oranı oldukça düşük olduğu bilinmektedir. Zararlı böceklerin ve bitkilerin uzaklaştırılmasının ortak yolu kimyasal ilaçlar. Geçmişte Çin halkı zararlı böcek ve bitkilere karşı doğal çözüm olarak karıncaları kullanmışlardır. Ancak karıncalar yarar sağladıkları kadar zararda sağladılar. Kışın yiyecek depolama özellikleri nedeniyle tarlada yetişen ürünlerin bir kısmını kendilerine sakladılar, bu yöntemde beklendiği kadar başarılı olamadı. Millattan önce kullanılar kimyasal yöntemler ise şu şekildedir;

  • Taçyaprağı
  • Sülfür
  • Arsenik gibi kimyasallar Orta Doğu ve Roma ülkelerinde kullanıldığı geçmiştin günümüze gelen bilgiler arasında yer alır.

 

1800’li yıllarda küf salgını baş gösterdiğinde en çok etkilenen ülkelerin başında Britanya yer aldı. Küf salgınını önlemek için bir çok çalışma yapılsada en başarılı yöntem sülfür olmuştur. Küf salgını önlendikten sonra yeni bir sorunda Koloradoda baş gösterdi. Patates yetiştirmede başarılı olan Kolorado patates yiyen böceklerle mücadele etmek zorunda kaldı. Patates böceğiyle mücadelede suda çözünen ve Paris yeşili adı verin bir kimyasal 1800’li yılların sonunda batılı göçmenler tarafından kullanıldı. Bulunan bu kimyasal pataes yiyen böceklerle mücadelede oldukça başarılı oldu. Paris yeşili dışında bir çok kimyasal ilaç kullanıldı bunların en önemlileri, Katran yağı ve Acıağaç kimyasalları. 1900’lü yılların başında hem böcekler hemde bitkilerle mücadele edebilecek bir pestisik bulunamadı. Tam anlamıyla bulunamayan çözümler insanları bitkilerin kimyalarıyla oynamalarına neden oldu. Daha dayanıklı bitkiler elde edilme çalışmaları başladı.

Zaman ilerledikçe kullanılan kimyasal sayısı 30’u aşsa da tam anlamıyla bir çözüm bulunamadı. İkinci dünya savaşı sırasında DTT (dichloro-diphenyl-tricloro-ethane) adında üretilen pestisit kullanım için hazır değildi. Bulunmasından yaklaşık 70 yıl sonra kabul gören ve insektisit çeşidi olarak kullanılmaya başlandı. Bu dönemde üretilen iki önemli pestisit çeşidi ise, endrin ve chlordane çeşitleridir. İkinci dünya savaşı sonucunda Almanya’da üretilen pestisitler sayesinde Kaliforniya meyve sineğine karşı kullanılabilecek pestisitler sentezlendi.

Geçmişten 18. yüzyıla kadar elle uygulanan pestisitler ikinci dünya savaşı ve sonrasında yerini makinelere bıraktı. Sprey şeklinde sıkılarak kullanılan pestisitler daha sonra uçaklar yardımıyla alçak uçuşlarla daha hızlı şekilde kullanılmaya başlandı. 1950’li yıllarda uçak kullanımı hızla gelişerek alçak uçuşlar yapılmaya başlandı. İlk zamanlarda hektar başına 3500-4000 litrelik sentetik pestisitler kullanılırken uçak kullanımı geliştikçe bu sayı 200 litre seviyelerine geriledi.

 

Günümüzde hala kimyasal ürün olan pestisitler kullanılmakta ve her geçen zamanda kullanım oranı artmaktadır. Çevre koruma örgütü ( EPA) 1960-1980 yıllarında pestisit kullanımının iki kat arttığına dikakt çekmektedir. Dünyada hali hazırda 1.8 milyar pestisit kullanımı devam etmektedir.

 

Pestisit Üretiminde Kullanılan Hammaddeler!

Bir pestisit çeşidinin içeriğinde iki aktif bileşen bulunmaktadır.

  1. Aktif bileşen: Haşereleri öldürmek için kullanılır
  2. İner bileşen: kullanılan kimyasal maddenin bitkiye yapışmasını ve zararlı organizmanın yok edilmesini kolaylaştırmada kullanılır.

 

Geçmişte aktif bileşenlerin tamamı doğal yöntemlerle elde edilirken günümüzde laboratuvarla da sentezlenmektedir. Aktif bileşenlerin tamamı petrollerden elde edilen hidrokarbon bileşiklerdir. Farklı kimyasallarda günümüzde kullanılmaktadır. Bunlar;

  • Klor
  • Oksijen
  • Sülfür
  • Fosfor
  • Azot
  • Brom gibi elementler karbon türevleri yerine kullanılır.

 

Pestisit Kullanımının Zararları

 

  • Pestisit üretiminde ve kullanımında çalışan işçilerde akut rahatsızlığı sıkça görülmektedir.
  • Basit cilt rahatsızlıkları yanı sıra sinir sisteminin zedelenmesi, üreme problemleri yada kanser gibi bir çok probleme neden olabilir.
  • Günümüzde sıkça görülen Lösemi ve Karaciğer kanserleri yapılan çalışmalar sonucu pestisit tüketiminden kaynaklanma oranı oldukça yüksektir.
  • Hamilelik sırasından ve sonrasında bir çok yan etkiye sebep olduğu yapılan çalışmalarda gözlenmiştir. Düşük oranları ve organ eksikliğine yol açtığı yönünde oldukça ciddi kanıtlar bulunmaktadır.
  • Pestisit tüketimi oldukça riskli ve vücuttan atılacak türden bir yapıya sahip değildir. Her tüketildiğinde depo edilen pestisit, vücutta biriktikçe oldukça zararlı etkiye sahiptir.

 

Ülkemizde yapılan çalışmalarda DDT gibi pestisitler anne sütüyle bebeğe doğrudan geçtiği Ege Üniversitesinde yapılan çalışmalarda acıkça görülmektedir. Ülkemizde DDT ve DDE pestisitlerinin kullanımı yasak olsa da insan vücudunda yapılan çalışmalarda oldukça riskli seviyelerde depolandığı görülmektedir.  Çiftliklerde kaçak yollarla kullanılan pestisitlerin insan sağlığına zarar vermeyeceği düşünülse de, yağan yağmurlarla deniz suyuna ve içme sularına karışması sonucu beklenmedik şekilde bir çok hastalığa davetiye çıkarmaktadır.

Bir çok meyve çeşidinde pestisitler direk meyve içerisine geçmekte ve buradan insan vücuduna geçmektedir. Toprakta kullanımıyla uzun yıllar boyunca kaybolmayan pestisitler, her yıl üretilen mahsulu olumsuz yönde etkilemekte ve insan sağlığı için ciddi sorunlar ortaya koymaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here